work something - Türkisch Englisch Wörterbuch

work something

Bedeutungen, die der Begriff "work something" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
work somebody up (into something) v. gaza getirmek
be unable to work something out v. içinden çıkamamak
work something in v. bir şeyi yer yer katmak
work something out v. hesaplamak
be unable to work (something) out v. işin içinden çıkamamak
make something work v. çalıştırmak
work something out v. bir şeyi bir yerden çıkarmak
work something in v. bir şeyi ovarak sürmek
work something loose v. bir şeyi yavaş yavaş gevşetmek
work something out of v. bir şeyi bir yerden çıkarmak
make something work v. çalışmasını sağlamak
work out the meaning of something v. mana çıkarmak
work on something new v. yeni bir şey üzerinde çalışmak
work hard at something v. bir şey üzerinde çok çalışmak
work for something v. bir şey için çalışmak
Phrasals
work at something v. bir yerde çalışmak
work at something v. bir şey üzerinde çalışmak
work oneself up to something v. cesaretli bir şekilde/cesaretini toplayarak bir şeye hazırlanmak
work someone or something over v. birini bir şeyi baştan sona incelemek/muayene etmek
work down (the line) (to someone or something) v. (birinin, bir şeyin) seviyesinde ilerlemek
work something down (over something) v. uydurmak
work something down (over something) v. sığdırmak
work down (the line) (to someone or something) v. (birinin, bir şeyin) çizgisini/seviyesini yakalamaya çalışmak
work something down v. indirim yapmak
work down (the line) (to someone or something) v. (birine, bir şeye) (bir konuda) yetişmeye çalışmak
work something down v. iskonto yapmak
work something down v. bir şeyin miktarını indirmek/düşürmek/aşağı çekmek
work something down v. fiyatları geriye/aşağı çekmek
work something down (over something) v. bir şeyi başka bir şeye uydurmaya/sığdırmaya çalışmak
work something down (over something) v. bir şeyin şeklini başka bir şeye göre değiştirip üstüne uydurmak
work to (something) v. birinde bir ruh hali yaratmak
work to (something) v. (bir plana, yönteme) göre çalışmak
work to (something) v. çalışırken (bir şeye) uyum sağlamak
work to (something) v. birini bir ruh haline sokmak
work to (something) v. (bir şey) dinleyerek çalışmak
work to (something) v. çalışırken (bir şeyi) takip etmek
work someone or something to someone or something v. birini/bir şeyi birine/bir şeye ulaştırmak için uğraşmak
work to (something) v. bir ruh haline kapılmak
work to (something) v. bir şeyi bir duruma getirmek için çalışmak
work to (something) v. çalışırken (bir şey dinlemek
work someone or something to someone or something v. birini/bir şeyi birine/bir şeye yönlendirmek için uğraşmak
work to (something) v. (bir plan, yöntem) dahilinde çalışmak
work someone or something to someone or something v. birini/bir şeyi birine/bir şeye doğru hareket ettirmek için uğraşmak
work to (something) v. bir şeyi bir aşamaya getirmek için çaba sarf etmek
work to (something) v. (bir plana, yönteme) uyarak çalışmak
work into (something) v. (bir şeye) zorla sokmak
work into (something) v. (bir şeyin) emmesini sağlamak
work something through (something) v. bir şeyin (yasa, teklif, öneri) bir kuruldan geçmesine öncülük etmek
work toward (something) v. güçlükle (bir şeyi) bir yere doğru taşımaya çalışmak
work toward something v. bir şeye/yere doğru ilerlemeye çalışmak
work into (something) v. (bir şeye) karıştırarak, ovarak, sürerek yedirmek
work toward (something) v. tüm enerjisini, zamanını, çabasını bir şeye sarf etmek
work something through (something) v. bir şeyi (yasa, teklif, öneri) bir kuruldan geçirmeye çalışmak
work into (something) v. bir ruh haline girmesine/kapılmasına yol açmak
work into (something) v. bir ruh haline sürüklemek
work something over v. bir şeyi tekrar gözden geçirmek
work toward (something) v. yoğun bir şekilde (bir şeye) ulaşmaya çalışmak
work something through (something) v. bir şeyi (yasa, teklif, öneri) ne yapıp edip bir kuruldan geçirmek
work something through (something) v. bir şeyi bir şeyin/yerin içinden geçirmeye uğraşmak
work toward (something) v. (bir şey) için yoğun çaba sarf etmek
work toward (something) v. (bir şeyi) bir yere götürmeye çalışmak
work something over v. bir şeyi tekrar baştan yapmak
work toward (something) v. (bir şeyi) bir yere doğru ilerletmeye çalışmak
work something through (something) v. bir şeyi bir şeyden/engelden geçirmeye çalışmak
work into (something) v. (bir şeyi) karıştırarak, ovarak, sürerek bir hale getirmek
work toward something v. terfiye, göreve doğru ilerlemek
work into (something) v. (bir şeye) zorla katmak
work toward something v. bir şeye/yere ulaşmaya çalışmak
work toward something v. bir şeye/yere doğru gitmeye çalışmak
work something over v. bir şeye tekrar baştan başlamak
work toward something v. bir amaca doğru ilerlemek
work into (something) v. (bir şeye) zorlama olarak sokmak
work into (something) v. (bir şeye) zorla dahil etmek
work something over v. bir şeyin tekrar üzerinde çalışmak
work toward (something) v. (bir şeyi) bir yere doğru çekmeye/itmeye çalışmak
work into (something) v. bir ruh haline sokmak
work into (something) v. (bir şeye) yedirmek
work something over v. bir şeyi tekrar gözden geçirip düzeltmek/değiştirmek
work among someone or something v. birileriyle/bir şeylerle çalışmak
work among someone or something v. birileri/bir şeyler arasında işini yapmak
work among someone or something v. birileri/bir şeyler arasında çalışmak
work on (something) v. (bir şey) üzerinde çalışmak
work away (at something) v. (bir şeyle) uğraşmak/uğraşıp durmak
work on (someone or something) v. (biri/bir şey) üzerinde etkili olmak
work (something) up into (something) v. (bir şeyi) daha kapsamlı/karmaşık (bir şey) haline getirmek
work for (something) v. (bir şeye) uygun olmak
work for (something) v. (bir amaç/sebep) uğruna çalışmak
work on (something) v. (bir şey) üzerinde onarıcı/iyileştirici/düzeltici etkisi olmak
work on (something) v. (bir şey) üzerinde alıştırma/pratik yapmak
work (something) out of (something else) v. gayret edip (bir şeyi bir şeyden) gidermek
work on (something) v. (bir şeyin) üzerinde çalışmak
work oneself up into something v. kendini uç bir duygu durumuna getirmek
work up to (something) v. giderek (bir şeye) doğru gelişmek
work as (something) v. (bir meslekte/rolde) çalışmak
work up to (something) v. giderek (bir şeye) doğru tırmanmak
work on (something) v. (bir şeyi) geliştirmek
work on (someone or something) v. (biri/bir şey) üzerinde çalışmak/işe yaramak
work as (something) v. (bir şey) olarak çalışmak
work for (something) v. (bir şey) için/üzerinde etkili olmak
work under (something) v. (bir şeyin) altında/alt kısmında çalışmak
work (something) up into (something) v. (bir şeyi) daha büyük (bir şey) haline getirmek
work (someone or something) up into (something) v. (birini/bir grubu/kendini) kötü/olumsuz bir ruh haline sokmak
work with (something) v. (bir malzeme) kullanarak çalışmak
work with (something) v. (bir şeyle/malzemeyle) çalışmak
work at (something or some place) v. (bir şeyde/bir şirkette/bir yerde) çalışmak
work under (something) v. (bir durum) altında çalışmak
work up to (something) v. aşama aşama (bir şeye) doğru ilerlemek
work away (at something) v. (bir şey) üzerinde devamlı olarak çalışmak
work on (something) v. (bir şeyin) üzerine gitmek
work on (something) v. (bir şeyi) tamir etmek
work as (something) v. (bir şey) olarak kullanılmak
work up to (something) v. yavaş yavaş (bir şeye) ulaşmak
work up to (something) v. çalışarak bir sonuca varmak
work for (something) v. (bir şey/belirli bir ücret veya maaş) karşılığında çalışmak
work against (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) zararına çalışmak
work on (something) v. (bir şey) üzerinde işlem yapmak
work for (someone or something) v. (biri/bir kurum) için çalışmak
work on (something) v. (bir şeyin) yapımıyla uğraşmak
work (something) out of (something else) v. (bir şeydeki bir şeyi) uğraşarak/üzerinde çalışarak yok etmek
work (something) out of (something else) v. uğraşıp (bir şeyi bir şeyden) ayıklamak
work for (someone or something) v. (biri/bir şey) için uygun olmak
work for (something) v. (bir şeyde) etkili olmak
work on (something) v. (bir sistemde) çalışmak/işlemek
work against (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) aleyhine çalışmak
work oneself up into something v. bir duygu durumunu tırmandırmak
work under (something) v. zorla/zorlayıp (bir şeyin) altına sokmak
work for (someone or something) v. (birini/bir grubu) temsil etmek
work under (something) v. uğraşıp (bir şeyin) altına sokmak
work against (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı işlemek
work up to (something) v. çalışarak bir noktaya gelmek/ulaşmak
work with (something) v. (bir aletle) çalışmak
work up to (something) v. (bir şeye) zemin hazırlamak
work under (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) altında çalışmak (fiziksel olarak)
work against (someone or something) v. (birini/bir şeyi) engellemek
work on (something) v. (bir şeyin) üzerine giderek/üzerinde çalışarak uzmanlaşmak
work up to (something) v. sözü (bir şeye) getirmeye çalışmak
work oneself up into something v. zar zor bir şeyin üzerine çıkmak
work with (something) v. (bir alet) kullanmak
work away (at something) v. (bir işe) kendini adamak/vermek
work up to (something) v. çalışarak (bir şey) haline getirmek
work beneath (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) altında çalışmak (fiziksel olarak)
work for (something) v. (bir şeyde) işlemek/çalışmak
work against (someone or something) v. (birini/bir şeyi) alt etmede işe yaramak
work on (something) v. (bir şey) üzerinde etkili olmak
work against (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı etkili olmak
work on (something) v. (bir şeyle) ilgilenmek
work for (someone or something) v. (birine/bir şeye) uymak
work beneath (something) v. (bir şeyin) altında/alt kısmında çalışmak
work as (something) v. (bir şey) görevi/işlevi görmek
work oneself up into something v. çabalayıp bir şeyin tepesine çıkmak