|
Kategorie |
Englisch |
Türkisch |
|
| General |
|
| 1 |
General |
work somebody up (into something) v. |
gaza getirmek |
|
| 2 |
General |
be unable to work something out v. |
içinden çıkamamak |
|
| 3 |
General |
work something in v. |
bir şeyi yer yer katmak |
|
| 4 |
General |
work something out v. |
hesaplamak |
|
| 5 |
General |
be unable to work (something) out v. |
işin içinden çıkamamak |
|
|
|
| 6 |
General |
make something work v. |
çalıştırmak |
|
| 7 |
General |
work something out v. |
bir şeyi bir yerden çıkarmak |
|
| 8 |
General |
work something in v. |
bir şeyi ovarak sürmek |
|
| 9 |
General |
work something loose v. |
bir şeyi yavaş yavaş gevşetmek |
|
| 10 |
General |
work something out of v. |
bir şeyi bir yerden çıkarmak |
|
|
|
| 11 |
General |
make something work v. |
çalışmasını sağlamak |
|
| 12 |
General |
work out the meaning of something v. |
mana çıkarmak |
|
| 13 |
General |
work on something new v. |
yeni bir şey üzerinde çalışmak |
|
| 14 |
General |
work hard at something v. |
bir şey üzerinde çok çalışmak |
|
| 15 |
General |
work for something v. |
bir şey için çalışmak |
|
| Phrasals |
|
| 16 |
Phrasals |
work at something v. |
bir yerde çalışmak |
|
| 17 |
Phrasals |
work at something v. |
bir şey üzerinde çalışmak |
|
| 18 |
Phrasals |
work oneself up to something v. |
cesaretli bir şekilde/cesaretini toplayarak bir şeye hazırlanmak |
|
| 19 |
Phrasals |
work someone or something over v. |
birini bir şeyi baştan sona incelemek/muayene etmek |
|
| 20 |
Phrasals |
work down (the line) (to someone or something) v. |
(birinin, bir şeyin) seviyesinde ilerlemek |
|
|
|
| 21 |
Phrasals |
work something down (over something) v. |
uydurmak |
|
| 22 |
Phrasals |
work something down (over something) v. |
sığdırmak |
|
| 23 |
Phrasals |
work down (the line) (to someone or something) v. |
(birinin, bir şeyin) çizgisini/seviyesini yakalamaya çalışmak |
|
| 24 |
Phrasals |
work something down v. |
indirim yapmak |
|
| 25 |
Phrasals |
work down (the line) (to someone or something) v. |
(birine, bir şeye) (bir konuda) yetişmeye çalışmak |
|
| 26 |
Phrasals |
work something down v. |
iskonto yapmak |
|
| 27 |
Phrasals |
work something down v. |
bir şeyin miktarını indirmek/düşürmek/aşağı çekmek |
|
| 28 |
Phrasals |
work something down v. |
fiyatları geriye/aşağı çekmek |
|
| 29 |
Phrasals |
work something down (over something) v. |
bir şeyi başka bir şeye uydurmaya/sığdırmaya çalışmak |
|
| 30 |
Phrasals |
work something down (over something) v. |
bir şeyin şeklini başka bir şeye göre değiştirip üstüne uydurmak |
|
| 31 |
Phrasals |
work to (something) v. |
birinde bir ruh hali yaratmak |
|
| 32 |
Phrasals |
work to (something) v. |
(bir plana, yönteme) göre çalışmak |
|
| 33 |
Phrasals |
work to (something) v. |
çalışırken (bir şeye) uyum sağlamak |
|
| 34 |
Phrasals |
work to (something) v. |
birini bir ruh haline sokmak |
|
| 35 |
Phrasals |
work to (something) v. |
(bir şey) dinleyerek çalışmak |
|
| 36 |
Phrasals |
work to (something) v. |
çalışırken (bir şeyi) takip etmek |
|
| 37 |
Phrasals |
work someone or something to someone or something v. |
birini/bir şeyi birine/bir şeye ulaştırmak için uğraşmak |
|
| 38 |
Phrasals |
work to (something) v. |
bir ruh haline kapılmak |
|
| 39 |
Phrasals |
work to (something) v. |
bir şeyi bir duruma getirmek için çalışmak |
|
| 40 |
Phrasals |
work to (something) v. |
çalışırken (bir şey dinlemek |
|
|
|
| 41 |
Phrasals |
work someone or something to someone or something v. |
birini/bir şeyi birine/bir şeye yönlendirmek için uğraşmak |
|
| 42 |
Phrasals |
work to (something) v. |
(bir plan, yöntem) dahilinde çalışmak |
|
| 43 |
Phrasals |
work someone or something to someone or something v. |
birini/bir şeyi birine/bir şeye doğru hareket ettirmek için uğraşmak |
|
| 44 |
Phrasals |
work to (something) v. |
bir şeyi bir aşamaya getirmek için çaba sarf etmek |
|
| 45 |
Phrasals |
work to (something) v. |
(bir plana, yönteme) uyarak çalışmak |
|
| 46 |
Phrasals |
work into (something) v. |
(bir şeye) zorla sokmak |
|
| 47 |
Phrasals |
work into (something) v. |
(bir şeyin) emmesini sağlamak |
|
| 48 |
Phrasals |
work something through (something) v. |
bir şeyin (yasa, teklif, öneri) bir kuruldan geçmesine öncülük etmek |
|
| 49 |
Phrasals |
work toward (something) v. |
güçlükle (bir şeyi) bir yere doğru taşımaya çalışmak |
|
| 50 |
Phrasals |
work toward something v. |
bir şeye/yere doğru ilerlemeye çalışmak |
|
| 51 |
Phrasals |
work into (something) v. |
(bir şeye) karıştırarak, ovarak, sürerek yedirmek |
|
| 52 |
Phrasals |
work toward (something) v. |
tüm enerjisini, zamanını, çabasını bir şeye sarf etmek |
|
| 53 |
Phrasals |
work something through (something) v. |
bir şeyi (yasa, teklif, öneri) bir kuruldan geçirmeye çalışmak |
|
| 54 |
Phrasals |
work into (something) v. |
bir ruh haline girmesine/kapılmasına yol açmak |
|
| 55 |
Phrasals |
work into (something) v. |
bir ruh haline sürüklemek |
|
| 56 |
Phrasals |
work something over v. |
bir şeyi tekrar gözden geçirmek |
|
| 57 |
Phrasals |
work toward (something) v. |
yoğun bir şekilde (bir şeye) ulaşmaya çalışmak |
|
| 58 |
Phrasals |
work something through (something) v. |
bir şeyi (yasa, teklif, öneri) ne yapıp edip bir kuruldan geçirmek |
|
| 59 |
Phrasals |
work something through (something) v. |
bir şeyi bir şeyin/yerin içinden geçirmeye uğraşmak |
|
| 60 |
Phrasals |
work toward (something) v. |
(bir şey) için yoğun çaba sarf etmek |
|
| 61 |
Phrasals |
work toward (something) v. |
(bir şeyi) bir yere götürmeye çalışmak |
|
| 62 |
Phrasals |
work something over v. |
bir şeyi tekrar baştan yapmak |
|
| 63 |
Phrasals |
work toward (something) v. |
(bir şeyi) bir yere doğru ilerletmeye çalışmak |
|
| 64 |
Phrasals |
work something through (something) v. |
bir şeyi bir şeyden/engelden geçirmeye çalışmak |
|
| 65 |
Phrasals |
work into (something) v. |
(bir şeyi) karıştırarak, ovarak, sürerek bir hale getirmek |
|
| 66 |
Phrasals |
work toward something v. |
terfiye, göreve doğru ilerlemek |
|
| 67 |
Phrasals |
work into (something) v. |
(bir şeye) zorla katmak |
|
| 68 |
Phrasals |
work toward something v. |
bir şeye/yere ulaşmaya çalışmak |
|
| 69 |
Phrasals |
work toward something v. |
bir şeye/yere doğru gitmeye çalışmak |
|
| 70 |
Phrasals |
work something over v. |
bir şeye tekrar baştan başlamak |
|
| 71 |
Phrasals |
work toward something v. |
bir amaca doğru ilerlemek |
|
| 72 |
Phrasals |
work into (something) v. |
(bir şeye) zorlama olarak sokmak |
|
| 73 |
Phrasals |
work into (something) v. |
(bir şeye) zorla dahil etmek |
|
| 74 |
Phrasals |
work something over v. |
bir şeyin tekrar üzerinde çalışmak |
|
| 75 |
Phrasals |
work toward (something) v. |
(bir şeyi) bir yere doğru çekmeye/itmeye çalışmak |
|
| 76 |
Phrasals |
work into (something) v. |
bir ruh haline sokmak |
|
| 77 |
Phrasals |
work into (something) v. |
(bir şeye) yedirmek |
|
| 78 |
Phrasals |
work something over v. |
bir şeyi tekrar gözden geçirip düzeltmek/değiştirmek |
|
| 79 |
Phrasals |
work among someone or something v. |
birileriyle/bir şeylerle çalışmak |
|
| 80 |
Phrasals |
work among someone or something v. |
birileri/bir şeyler arasında işini yapmak |
|
|
|
| 81 |
Phrasals |
work among someone or something v. |
birileri/bir şeyler arasında çalışmak |
|
| 82 |
Phrasals |
work on (something) v. |
(bir şey) üzerinde çalışmak |
|
| 83 |
Phrasals |
work away (at something) v. |
(bir şeyle) uğraşmak/uğraşıp durmak |
|
| 84 |
Phrasals |
work on (someone or something) v. |
(biri/bir şey) üzerinde etkili olmak |
|
| 85 |
Phrasals |
work (something) up into (something) v. |
(bir şeyi) daha kapsamlı/karmaşık (bir şey) haline getirmek |
|
| 86 |
Phrasals |
work for (something) v. |
(bir şeye) uygun olmak |
|
| 87 |
Phrasals |
work for (something) v. |
(bir amaç/sebep) uğruna çalışmak |
|
| 88 |
Phrasals |
work on (something) v. |
(bir şey) üzerinde onarıcı/iyileştirici/düzeltici etkisi olmak |
|
| 89 |
Phrasals |
work on (something) v. |
(bir şey) üzerinde alıştırma/pratik yapmak |
|
| 90 |
Phrasals |
work (something) out of (something else) v. |
gayret edip (bir şeyi bir şeyden) gidermek |
|
| 91 |
Phrasals |
work on (something) v. |
(bir şeyin) üzerinde çalışmak |
|
| 92 |
Phrasals |
work oneself up into something v. |
kendini uç bir duygu durumuna getirmek |
|
| 93 |
Phrasals |
work up to (something) v. |
giderek (bir şeye) doğru gelişmek |
|
| 94 |
Phrasals |
work as (something) v. |
(bir meslekte/rolde) çalışmak |
|
| 95 |
Phrasals |
work up to (something) v. |
giderek (bir şeye) doğru tırmanmak |
|
| 96 |
Phrasals |
work on (something) v. |
(bir şeyi) geliştirmek |
|
| 97 |
Phrasals |
work on (someone or something) v. |
(biri/bir şey) üzerinde çalışmak/işe yaramak |
|
| 98 |
Phrasals |
work as (something) v. |
(bir şey) olarak çalışmak |
|
| 99 |
Phrasals |
work for (something) v. |
(bir şey) için/üzerinde etkili olmak |
|
| 100 |
Phrasals |
work under (something) v. |
(bir şeyin) altında/alt kısmında çalışmak |
|
| 101 |
Phrasals |
work (something) up into (something) v. |
(bir şeyi) daha büyük (bir şey) haline getirmek |
|
| 102 |
Phrasals |
work (someone or something) up into (something) v. |
(birini/bir grubu/kendini) kötü/olumsuz bir ruh haline sokmak |
|
| 103 |
Phrasals |
work with (something) v. |
(bir malzeme) kullanarak çalışmak |
|
| 104 |
Phrasals |
work with (something) v. |
(bir şeyle/malzemeyle) çalışmak |
|
| 105 |
Phrasals |
work at (something or some place) v. |
(bir şeyde/bir şirkette/bir yerde) çalışmak |
|
| 106 |
Phrasals |
work under (something) v. |
(bir durum) altında çalışmak |
|
| 107 |
Phrasals |
work up to (something) v. |
aşama aşama (bir şeye) doğru ilerlemek |
|
| 108 |
Phrasals |
work away (at something) v. |
(bir şey) üzerinde devamlı olarak çalışmak |
|
| 109 |
Phrasals |
work on (something) v. |
(bir şeyin) üzerine gitmek |
|
| 110 |
Phrasals |
work on (something) v. |
(bir şeyi) tamir etmek |
|
| 111 |
Phrasals |
work as (something) v. |
(bir şey) olarak kullanılmak |
|
| 112 |
Phrasals |
work up to (something) v. |
yavaş yavaş (bir şeye) ulaşmak |
|
| 113 |
Phrasals |
work up to (something) v. |
çalışarak bir sonuca varmak |
|
| 114 |
Phrasals |
work for (something) v. |
(bir şey/belirli bir ücret veya maaş) karşılığında çalışmak |
|
| 115 |
Phrasals |
work against (someone or something) v. |
(birinin/bir şeyin) zararına çalışmak |
|
| 116 |
Phrasals |
work on (something) v. |
(bir şey) üzerinde işlem yapmak |
|
| 117 |
Phrasals |
work for (someone or something) v. |
(biri/bir kurum) için çalışmak |
|
| 118 |
Phrasals |
work on (something) v. |
(bir şeyin) yapımıyla uğraşmak |
|
| 119 |
Phrasals |
work (something) out of (something else) v. |
(bir şeydeki bir şeyi) uğraşarak/üzerinde çalışarak yok etmek |
|
| 120 |
Phrasals |
work (something) out of (something else) v. |
uğraşıp (bir şeyi bir şeyden) ayıklamak |
|
| 121 |
Phrasals |
work for (someone or something) v. |
(biri/bir şey) için uygun olmak |
|
| 122 |
Phrasals |
work for (something) v. |
(bir şeyde) etkili olmak |
|
| 123 |
Phrasals |
work on (something) v. |
(bir sistemde) çalışmak/işlemek |
|
| 124 |
Phrasals |
work against (someone or something) v. |
(birinin/bir şeyin) aleyhine çalışmak |
|
| 125 |
Phrasals |
work oneself up into something v. |
bir duygu durumunu tırmandırmak |
|
| 126 |
Phrasals |
work under (something) v. |
zorla/zorlayıp (bir şeyin) altına sokmak |
|
| 127 |
Phrasals |
work for (someone or something) v. |
(birini/bir grubu) temsil etmek |
|
| 128 |
Phrasals |
work under (something) v. |
uğraşıp (bir şeyin) altına sokmak |
|
| 129 |
Phrasals |
work against (someone or something) v. |
(birine/bir şeye) karşı işlemek |
|
| 130 |
Phrasals |
work up to (something) v. |
çalışarak bir noktaya gelmek/ulaşmak |
|
| 131 |
Phrasals |
work with (something) v. |
(bir aletle) çalışmak |
|
| 132 |
Phrasals |
work up to (something) v. |
(bir şeye) zemin hazırlamak |
|
| 133 |
Phrasals |
work under (someone or something) v. |
(birinin/bir şeyin) altında çalışmak (fiziksel olarak) |
|
| 134 |
Phrasals |
work against (someone or something) v. |
(birini/bir şeyi) engellemek |
|
| 135 |
Phrasals |
work on (something) v. |
(bir şeyin) üzerine giderek/üzerinde çalışarak uzmanlaşmak |
|
| 136 |
Phrasals |
work up to (something) v. |
sözü (bir şeye) getirmeye çalışmak |
|
| 137 |
Phrasals |
work oneself up into something v. |
zar zor bir şeyin üzerine çıkmak |
|
| 138 |
Phrasals |
work with (something) v. |
(bir alet) kullanmak |
|
| 139 |
Phrasals |
work away (at something) v. |
(bir işe) kendini adamak/vermek |
|
| 140 |
Phrasals |
work up to (something) v. |
çalışarak (bir şey) haline getirmek |
|
| 141 |
Phrasals |
work beneath (someone or something) v. |
(birinin/bir şeyin) altında çalışmak (fiziksel olarak) |
|
| 142 |
Phrasals |
work for (something) v. |
(bir şeyde) işlemek/çalışmak |
|
| 143 |
Phrasals |
work against (someone or something) v. |
(birini/bir şeyi) alt etmede işe yaramak |
|
| 144 |
Phrasals |
work on (something) v. |
(bir şey) üzerinde etkili olmak |
|
| 145 |
Phrasals |
work against (someone or something) v. |
(birine/bir şeye) karşı etkili olmak |
|
| 146 |
Phrasals |
work on (something) v. |
(bir şeyle) ilgilenmek |
|
| 147 |
Phrasals |
work for (someone or something) v. |
(birine/bir şeye) uymak |
|
| 148 |
Phrasals |
work beneath (something) v. |
(bir şeyin) altında/alt kısmında çalışmak |
|
| 149 |
Phrasals |
work as (something) v. |
(bir şey) görevi/işlevi görmek |
|
| 150 |
Phrasals |
work oneself up into something v. |
çabalayıp bir şeyin tepesine çıkmak |
|